Alsında Bir Yıldız Tozu Muyuz?

0
356

Nötron yıldızıyla ortak yönlerimiz var mıdır?

Nötron yıldızlarına baktığımızda, onların süper güçlü manyetik alanları olan, çökmüş bir yıldız sonucunda ortaya çıkan bir gök cismi olduğunu görürüz. Görünürde bizimle ortak yönleri yok.

Bilim insanları yıldız tozlarıyla aramızda birçok benzerlik buldu desek…

Bizleri ve yıldızları oluşturan maddeler, geometrik yönden neredeyse tamamıyla aynı. Hücre zarımızla nötron yıldızlarının dış kısımları aynı şekillere sahiptir. Temelde farklı olsa da hem insanların hem de yıldızların aynı geometrik etrafında şekillenmiş olduğunu kanıtlar birçok veri bulunmuştur.

Nükleer makarna terimini hiç duydunuz mu?

Bilim insanları nükleer maddelerin şekline ‘‘Nükleer makarna’’ demektedir. Bu nükleer makarnalar, nöron yıldızının dış katmanını oluşturur.

Nükleer makarnaların hücrelerimizin yapısına benzer olduğunu hiç düşündüğünüz oldu mu?

Bilim insanlarına göre nükleer makarnalar hücrelerimizin yapısıyla benzer özellikler taşır. Bu gelişmenin temellerini 2014’de Greg Huber adlı bir filozof atmıştır. Endoplazmik retikulumun yapısını detaylı inceleyen Huber, nötron yıldızlarının modellemelerini görünce ikisi arasındaki benzerliği ortaya çıkarır.

Ya nötron yıldızlarının oluşturduğu nükleer kuvvete ne demeli!

Ortada çok çetin bir savaş var. Nötron yıldızlarının oluşmasında etkili olan nedenler, güçlü elektromanyetik gücü ve nükleer kuvveti ortaya çıkarır.

Hücrelerimizi oluşturan kuvvetler büyük ölçüde entropik ise!

Hücrelerimizin içinde görünürde nötron yıldızlarından farklı bir oluşum vardır. Hücre zarını bir arada tutan kuvvetler, büyük ölçüde en tropiktir. Bu nedenle ilk bakışta nötron yıldızlarıyla hücrelerimizin yapısal şekilleri arasında bağ kurmak mümkün olmayabiliyor.

Evrenin farklı iki yapısının aynı geometrik kurallar içinde erimesi sizce de oldukça romantik değil mi !?

Farklı iki yapı… Ve aynı geometrik kurallar. Bu iki durum evrenle bağlantımızın sadece iki ayaklı canlılar olmaktan çok daha ötede olduğunu gösterir. Bu da oldukça heyecanlı. Romantik tarafının dışında, bilim açısından da oldukça güzel bir keşif.

Yaşam bir kimya mıdır?

Aynı gruptaki elementlerin, kokuların ve renklerin fiziksel özellikleri birbirine benzemese de, benzer kimyasalları taşır. Bu yüzden yaşamın bir kimya olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Çevremizde tüm olan her şeyi, sevdiklerimizle, sevmediklerimizle, kayalarla ve okyanuslarla ağaçlarla ve hayvanlarla soluduğumuz hava ve içtiğimiz su ile bir zamanlar aynı çökmekte olan yıldızın altındayken zerreye bölündüğümüzü bilmek inanılmaz zevkli bir şey.

Astronot Dr. Carl Sagan’ın yıldız tozu üzerine söylediklerine kulak verelim.

Astronot Dr. Carl Sagan tüm bildiklerimizi mistik bir bakışla görmemizi öğütler. Yazımızı saf bilimin peşinden koşan Dr. Carl Sagan’ın sözleriyle bitirelim:

‘’Bir tarafımız nereden geldiğini biliyor. Bir gün oraya geri dönmek istiyor. Dönebiliriz de. Kozmoz biziz. Herbirimiz yıldız tozunun titreşimleriyiz. Biz komozun kendisinin farkında olmasının bir yoluyuz.

Kozmozla olan akrabalığımızı düşünün. Rose Dünya ve Uzay Merkezi’nde bulunan 15 tonluk demirden meydana gelen göktaşına bakıyorum. Göktaşındaki demirle, kanda bulunan demire baktığımda bir yıldız çekirdeğinde başlayan ortak bir kökeni görüyorum.’’